Aldatan Kadın, Aldatan Erkek, Psikolojik Danışmanlık

Psikolog Pedagog Danışma Telefonu: 0544-724 36 50

Üyelik Girişi
Site Haritası
Psikoloji Eğitim 0533-3738123
Aile Terapist, Cinsel Terapist 0505-7675885

Çocuk Psikologları 0544-7243650

Çocuk Pedagogları 0544-7243650

Bireysel ve Aile Terapisti



Hipnozla Kilo Verin 0533 373 8123
Aldatılan Kadın Danışma Hattı Dr. Ekrem Çulfa 0544-7243650
ekremculfa@hotmail.com
İNSAN HAYATINDA UÇAK YOLCULUĞUNUN ÖNEMİ
21/06/2019

İNSAN HAYATINDA UÇAK YOLCULUĞU’ NUN ÖNEMİ

Hepimiz kuşlar gibi özgürce uçmak isteriz değil mi?

Hepinizin evet dediğini duyar gibiyim. Ama bazı insanların önündeki engel uçak korkusu veya uçuş fobisidir. Peki ya uçuş fobisi Nedir? uçuş fobisi:uçak yolculuğu esnasında ortaya çıkan şiddetli korku tablosunu ifade eder. İstatistikler, her sekiz işadamından birinin ticari görüşmelerini uçak yolculuğu yapmaktan kaçındığı için iptal ettiğini, ortalama olarak %10'luk bir nüfus diliminin uçmaktan aşırı korktuğu için uçağa binmeyi tümüyle reddettiğini ve %25'lik bir dilimin de ancak alkol ya da ilaç alarak uçakla seyahat edebildiğini göstermektedir. Duyulan korku sadece uçmakla alakalı değildir. Kişinin uçakla seyahat etmesi gerektiğini anladığı andan başlayan ve devamında bilet alması, bagajlarını hazırlaması, havalimanına gitmesi, bilet ve pasaport kontrol sıralarında beklemesi gibi süreçleri içeren bir korku söz konusudur. Doğal olarak, bu düzeydeki bir kaygı, uçmayı keyif verici bir eylem yerine işkence haline getirmektedir.

Pek çok araştırma ortaya koymaktadır ki, bilet iptallerinin çoğu havayolu şirketlerine danışılabilecek uçuş emniyeti ilgili sorulardan ziyade kişisel korkular ya da hissedilen panik ataklarla ilgilidir. Oysa, kaza ölüm oranları incelendiğinde, en düşük kayıp oranın havayolu ile seyahate ait olduğu görülür (milyonda 0.03). Bu oran, havayolu ile seyahatin araba ile seyahatten 29 kez, evde kalmaktan 18 kez, işte bulunmaktan 10 kez, caddede yürümekten 8 kez, bir yakınınız tarafından öldürülme olasılığınızdan 6 kez ve trenle seyahat etmekten 4 kez daha güvenli olduğunu ifade etmektedir (Ulusal Ulaşım İstatistikleri Raporu, 1985). Bir başka ifadeyle, kurtuluşunuzun mümkün olmadığı bir uçak kazasına uğrama riskiniz her gün trafikte böylesine ciddi bir kazadan sağ çıkamama oranınızla benzerdir.

Yine de, her uçak yolculuğunda panik atak belirtileri yakanıza yapışabilir. Nedir bu atakların belirtileri derseniz, sık ve kesik nefes alıp verme, kalp atışlarında hissedilen düzensizlik, mide bulantısı, aşırı terleme, aşırı korku ve başınıza bir felaketin geleceği, bayılıp kalacağınız ya da öleceğiniz gibi düşünceleri zihninizden uzaklaştıramama v.b. başlıca belirtiler olarak sayılabilir.

Uçuş Fobisinin Kaynağı Nedir?

Her fobi, gerçekte insan canlısını hayatta tutan içgüdüsel korkuların artmış halini ifade eder. Psikolojinin üstatlarından Seligman, bu veriden hareketle şu ilginç noktalara dikkati çeker: Muhtemelen, içimizde kimse, koyun, telefon, buzdolabı, bilgisayar fobisi gibi tanımlamalar işitmemiştir. Ancak, kan, kedi-köpek, uçak, kapalı alan, yükseklik ve benzeri fobiler ile pek çoğumuz yüz yüze gelmiş, hatta bunlardan bizzat muzdarip olup tedavi çaresi aramışızdır. Yüzyıllardır bizimle yaşayan koyun canlısının bizler için tehdit edici olmayıp da, mesela kedilerin bazılarımız tarafından hala tehditkar olarak algılanması psikoloji bilimi açısından oldukça anlaşılabilir bir haldir. Bir başka örnekle, bilgisayarın, televizyonun içine elimizi sokarak hiç bir uzmanlığı olamayan amatör tamirciler olmaya çabalamamız çok tehlikeli olmakla birlikte, elektrik çarpması tehdidine boş verebilmekteyiz. Hatta, salt bu boş vermişlikten ötürü elektrik akımına hafifçe kapıldığımız anlar dahi olmuştur. Buna rağmen, çevremizde elektrik fobisi olan kimse duymayız. Ama boyları bir kaç milimetreyi geçmeyen ve onların bizim için değil, aslında bizim onlar için tehdit unsuru olduğumuz böceklere karşı son derece fobik davranışlar sergileyebilmekteyiz. Seligman, bu hali biyolojik yatkınlık ile açıklar. Atalarımızın varlığını tehdit eden her unsur (mesela, zehirli canlılar, doğal felaketler v.b.) halen bizlerin de varlığını tehdit etmektedir. O halde, alt beynimizin salt bizleri kollamak amacıyla aşırı uyarılması, fobileri bizlere armağan etmesi de anlaşılabilir bir işleyiş şeklidir. Evet, öğrenen organizmalarız. Ancak, sinir sistemimiz olumsuzu olumludan çok daha hızlı kaydetmektedir. Niçin? Çünkü, olumlu yaşam olayları varlığımızı tehdit etmez. Mutlu bir doğum günü anısını tüm detaylarıyla hatırlamasak da, zarar görmeyiz. Ama çantamızı çalmaya çalışan bir kapkaç zanlısının bize yaşattığı felaket anını bir ömür boyu zihnimizden silemeyebiliriz. Çünkü, ani ve şiddetli bir ölüm tehdidi karşısında çaresiz kalmışızdır. İşte, fobiler, tıpkı bu örnekte olduğu gibi gelişir. Yakın aile üyelerini taklit ederek yeni davranışlar kazanan çocuk, onlarda gözlemlediği korku tutumlarını da öğrenir. Ya da uçak kazalarına dair bir belgesel izleyen bir yetişkin yolcuların yaşadığı dehşet, karmaşa, korku ve çaresizlik anlarını gördüğünde, hızla uçak fobisi edinebilir. Çünkü, intiharlar ve gönüllü ölüm (birini veya bir değeri savunmak için ölmeyi seçmek) dışında, hiç bir halde ölüme karşı sakin ve istekli değilizdir. Ölüm endişesini deneyimlediğimiz her dakika beynimize kazınır adeta. O yüzden fobilerin edinilmesi kolay, bırakılması güçtür. Ve yine o yüzden, her fobinin edinim sürecinde çoğu kez tek tekrar, o olumsuz davranışı öğrenmemiz için yeterli olmaktadır. Yaşantılanan korku ne kadar şiddetli yani bir başka ifadeyle, algılanan ölüm tehdidi ne kadar yüksek ve içinde bulunulan durumu kavrama-başetme becerileri ne kadar düşük ise fobik davranış da o kadar şiddetlenir. O halde bir kere yerleştikten sonra terkedilmesi çok çaba gerektiren tüm nörotik davranışlarda olduğu gibi, fobilerde de öncelikle fobik davranışın nesnesi hakkında sağlıklı bilgi edinmek gerekmektedir. Bir diğer önemli nokta da, yaşamın sonluluğu hakkında varoluşumuzla süreğen bir kavgaya tutuşmak yerine kabul olgunluğu yolunda çaba sarf etmek olsa gerek. Bu çabadır ki, var oluşumuzun biricik anlamını para, ölümsüzlük, mal varlığı, süreğen mutluluk ve her alanda mükemmeliyet gibi yaşamsal gerçekliğin naif dokusunu yok eden faktörlerden bizi kurtarabilir. Ve belki de, dostluk, amaçlılık, sevecenlik, sosyal bütünlük, evrensel değerler gibi çok daha insancıl öğelerle donatılmış keyifli bir hayata bizleri taşıyabilir. Yine de, uçuş fobisi salt olarak varoluş kaygılarımızı sorgulamakla dinmez.

Uçuş Fobisinde Tedavi Şekilleri Nelerdir?

 

1.            Psiko-Eğitim: Korku, kaygı ve fobi kavramları arasındaki farklar gözden geçirilir; uçuş korkusuna yol açan faktörler (kaza haberleri, beden duyumları, uçağın hareketleri, yüksekten korkma, evden uzak kalma v.b.) tartışılır; uçakların nasıl uçtuğu, sınıfları ve özellikleri hakkında bilgi verilir.

2.            Soluk Alıp-Verme Eğitimi: Hızlı ve kesik nefes alıp verme yerine, yavaş ve derin nefes alıp verme çalışılır. Kaygıyı tetikleyen faktörlerden biri de sık sık ve kesik kesik nefes alıp vermedir. Bu durumda beyne yeterince oksijen gitmediğinden kişi kendisini kötü hisseder ve kaygı düzeyi yükselir.

3.            Düşüncelerle Yüzleşme (Bilişsel Terapi): Tepkilerimizi oluşturan ana faktör olayların veya durumların kendisi değildir. Ana faktör, bu olayları nasıl yorumladığımız ya da onlara hangi anlamları yüklediğimiz ile ilgilidir. Bu atıflarımız aynı zamanda nasıl hissedeceğimizi de belirler. Yıkıcı açıklamalarımız bizi strese sokabilir. Oysa, bilişsel teknikler bizi bir bilim insanı gibi düşünmeye yönlendirebilir. Bir başka ifadeyle, yorumlarımızın doğruluğunu ya da yanlışlığını sınayabilir, karşılaştığımız durumlara dair alternatif açıklamalar üretebiliriz. Tedavide, uçuş felaket senaryolarına danışanı iten düşüncelerini tanıması, bunlara meydan okuması, bu düşünceler ile savaşabilmesi önemlidir. Terapist, kaygıyı azaltacak alternatif düşünceler üretebilme noktasında danışan için önemli bir rehberdir

4.            In Vitro (Deneysel Ortamda) Maruz Bırakma: Derecelendirilmiş, adım adım gelişen in vitro egzersizler bağlamında danışanı korktuğu durumla yüzleştirebilme önemli bir davranışçı terapi yöntemidir. Kişinin kaygı ya da korkusu dinene dek ilgili egzersizleri sürdürmesi önemlidir. Danışan, uçuşla ilgili en az korktuğunu belirttiği safhadan (mesela bavul hazırlama) en fazla korktuğunu belirttiği safhaya dek (mesela uçağa adım atma) bir dizi derecelendirilmiş egzersize bilgisayar simulasyonları ile maruz bırakılır. Örneğin,

 

Senaryo 1: Ev (evde bavul hazırlama)

 

Senaryo 2: Havalimanı (limanda biniş kartı kontrol sırasında bekleme, inen-kalkan uçakları izleme, seslerini duyma, diğer uçuşların anonslarını işitme)

 

Senaryo 3: Uçak (uçağa geçiş, küçük bir camdan dışarıyı izleme, motorların çalışması, kabin ekibinin uçuş talimatlarını bildirmesi, uçağın hareket etmesi, hızlanması, kalkışa geçmesi, farklı hava şartlarında uçuş, iniş ve bu süreçlerde beklenmeyen olay örnekleri)

 

Böyle bir tedavi modeli, geleneksel terapilerle karşılaştırıldığında, gerek danışan gerekse terapist açısından pek çok avantaj taşır. Her şeyden önce bilgisayar programları yardımıyla olası riskler, istemli ancak kişilere zarar vermeksizin ele alınabilir. Danışanın korunmuş ve yalıtılmış hissettiği terapistin güven dolu muayenehanesinden dışarı adım atmasını sağlayarak asıl dünyaya onu hazırlar. Bunu yaparken, danışanı gerçek ortama sokarak tedaviden kaçınmasına neden oluşturmadığı için çok daha etkilidir. Aynı egzersizleri, terapi merkezinden ayrılmaksızın bir ya da bir çok kez tekrar etme kolaylığı sağladığından tedavinin süresi kısalır ve tedavi giderleri azalır. Son olarak egzersizleri kişinin ana korkuları çerçevesinde ona uygun hazırlamak mümkündür. Akla en uzak senaryolar dahi programlanarak ele alınabilir. Bu ve benzeri durumları kontrollü bir ortamda tekrar tekrar yüzleşerek tanıyan bir danışanın korkusunu yenmesi, böyle bir yüzleşmeyi hayalinde dahi canlandırmaktan kaçınan uçuş fobili bir başka kimseye kıyasla çok daha mümkündür. Tıpkı, iyi bir cerrahın belki de bir zamanlar ilk otopsi dersinde bayılması gibi... Ya da köyünde traktörden öte taşıt görmeyen bir taksi şoförünün şehir trafiğine adım attığı zaman yaşadığı dehşet duygusu gibi... Veya bir evladın askerlik öncesi kışlada ne yapacağını bilememesi gibi..

 

Yaşam, cesurları sever ve güzel zamanları onlara sunar...

Ne dersiniz?

  

AİLE EVLİLİK ve ÇİFT DANIŞMANI Dr. EKREM ÇULFA 

 MYLİFE DANIŞMANLIK 05333738123

 



13 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Eğitim Koçluğu Eğitim Programı #Dr #Ekrem #Culfa @mylifepsikoloji - 28/12/2019
Eğitim Koçluğu Eğitim Programı #Dr #Ekrem #Culfa @mylifepsikoloji Eğitim Koçluğu Eğitim Programı #Dr #Ekrem #Culfa @mylifepsikoloji #Faaliyetler / #Konu Gerçekleşeceği Toplam #Süre 40 Saat
Gold Suggestions in Child Education - 28/12/2019
Gold Suggestions in Child Education 1. Set limits This is a very difficult thing, because of course you love your child and want to give him the most you can, but there must be a limit.
Çocuk Eğitiminde Altın Öneriler - 28/12/2019
Çocuk Eğitiminde Altın Öneriler 1. Sınırları belirleyin Bu çok zor bir şey, çünkü kuşkusuz çocuğunuzu çok seviyorsunuz ve ona verebileceğinizin en fazlasını vermek istiyorsunuz, ama bunun da bir sınırı olmalı.
İNSANLAR NEDEN YALAN SÖYLERLER? - 16/12/2019
Yalan bir hatayı gizlemek amacıyla gerçeğe uygun olmayan davranış girişimlerinde bulunmaktır. Bu girişim sözel yolla, jest yoluyla ya da susma yoluyla olabilir.
WHY PEOPLE LIE? - 16/12/2019
Making false attempts to conceal a false mistake. This may be by verbal, gesture or silence. The purpose of a social behavior lies; to deceive others.
Istanbul Mylife Psychological Counseling and Coaching Center, '' December 3 World Disabled Day '' - 08/12/2019
Istanbul Mylife Psychological Counseling and Coaching Center, '' December 3 World Disabled Day '' held in the Palace of Disabled People in the Municipality of Bagcilar, the 19th Disabled People's program many famous, artists, businessmen, announcers,
İstanbul Mylife Psikolojik Danışmanlık ve Koçluk Merkezi "3 Aralık Dünya Engelliler Günü" - 08/12/2019
İstanbul Mylife Psikolojik Danışmanlık ve Koçluk Merkezi olarak ‘’3 Aralık Dünya Engelliler Günü’’ nde Bağcılar Belediyesi Engelliler Sarayı’ nda gerçekleşen 19. Engelliler Şurası programına katıldık
How can we discuss with the people we love within the framework of love, respect, tolerance, constru - 01/12/2019
Like many things in today's conditions, it is a skill that needs to be developed to be able to discuss and maintain boundaries in the discussion with your loved ones.
Sevdiğimiz insanlarla sevgi, saygı, hoşgörü çerçevesinde, yapıcı ve sınırlarınızı koruyarak nasıl ta - 01/12/2019
Günümüz koşullarında bir çok şey gibi, sevdiğiniz kişilerle saygı çerçevesinde tartışabilmek ve tartışmada sınırları koruyabilmek geliştirilmesi gereken bir beceridir.
 Devamı
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam13
Toplam Ziyaret96658
Köşe Yazıları
Aile Evlilik Çift Terapisti Fulya Güner 05333738123
OKB’nin Nedenleri..

Aile ve Çift Danışmanı Psikologataknşahin 05057675885
- Mutlu Evliliğin Sırları Nelerdir -

aile ve çift danışmanı sinem sayışman05057675885
METROPOLİTAN OKUL OLGUNLUK TESTİ

Aldatılan Kadın Danışma Hattı Dr. Ekrem Çulfa 0544-7243650
Çocuk Eğitiminde Altın Öneriler

barış yılmaz
- ANLAŞILMAK İSTEYEN KADIN NE YAPMALI –

evlilik cinsel terapist nesrin örek 05057675885
Cinsel isteksizlik nasıl ele alınmalı ve tedavi edilmelir?

Filiz Gülgör
- HER ÜZÜNTÜ DEPRESYON DEĞİLDİR -

istanbul Psikolojik Danışman Ahmet Töremen 0533 373 81 23
Problemin tanımlanması mı çözülmesi mi ?

İSTANBUL YAŞAM KOÇU YÜKSEL KÖKSAL05354336620
BERTRAND RUSSELL’IN ‘MUTLU OLMA SANATI’ İSİMLİ KİTABINDAN ÇIKARILACAK 6 DERS

istanbul yaşam koçu 05321583555
KADİR ABİ

istanbul Yaşam Koçu Öğrenci Koçu Ayşim Çulfa 0505 767 5885
Ebeveynler Çocuklarının Karne Notları İle ilgili Nasıl Bir Tutum İçinde Olmalılar?

Kişisel gelişim testleri 05057675885
- Başkalarıyla Yaşayabilme Testi -

Psikolog Buse Yeğin
YEME BOZUKLUĞU NEDİR?

psikolog pedagog aile ve çift terapisi
Dr. Psk. Aile Evlilik Çift Danışmanı Ekrem ÇULFA hakkında yazılan yorum, tavsiye, öneri ve faydalar

Psikolojik Destek 0532 158 35 55
5 Yaş Çocuğu

Psk. Dnş. İnci Aydın5074410883 çocuk ve evlilik danışmanı
AİLE VE EVLİLİK DANIŞMANLIĞI

Sanal Aldatma Danışma Hattı 0505-7675885
SOSYAL MEDYADA VEYA İNTERNET ORTAMINDA SANAL ALDATMA ARTIYOR MU?

Sosyolog Merve Ege tel 0505 767 5885
İntihar

Uzman Klinik Psikolog Şakir ERNAS 05057675885
Kendi Varlığını Duyurma Haykırışı: Saldırganlık ve Kızgınlık

Uzman Klinik Psikolog Pedagog Gülten Demirdöven istanbul 0505 767 5885 whatsapp
BOŞANMALAR ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?

Uzman Psikolog Hakan ÖZBAYİS-0533 373 8123
PSİKOTERAPİ NEDİR?

Uzman Psikolog Hakan ÖZBAYİS 0533 373 8123
Hamilelik Mükemmeldir

YAŞAM KOÇU ÖĞRENCİ KOÇU SİNAN SEYFİ YETKİNER
İSTİFÇİLİK BOZUKLUĞU

Uzman Klinik Psikologlara Danışın

Bayan Psikologlardan Randevu Alın 0216-3476003
Bağımlılıklarınızdan Kurtulun 0505-7675885

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.92465.9483
Euro6.54276.5689
Hava Durumu
Saat
Çocuk Ergen Bireysel ve Aile Terapisti
Çocuk Ergen Bireysel ve Aile Psikologu